KONUŞMA ve DİL TERAPİSİ

Randevu Hattı 0212 466 1050

 

Kelimelerin gücünü anlayamadan insanların gücünü anlayamazsınız’

Konfiçyus

 

Konuşma yetisi insanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğidir. İnsanın anne karnında başlayan çevre ile iletişimi, doğumla birlikte artar. Bu iletişim konuşabilen canlı varlık olan iki insanın bir araya gelmesiyle daha da hızlanır. İletişim araçlarından birisini de konuşma oluşturur. İnsan neslinin sürekliği ile konuşmanın varlığı paralellik arz ederek devam edecektir

Konuşmak insanın kendisini ifade etmek için kullandığı bir araçtır. İnsan konuşarak dileklerini, duygularını, düşüncelerini ifade etmektedir. Karşısındakini merak ettiği için veya ondan öğrenmek için konuşur.

Dil-terapisi

Konuşmayı sağlayan (işitme, dil, dudak, gırtlak, akciğerler gibi) yapılardan herhangi birinde ortaya çıkabilecek bir işlev hatası konuşma bozukluğunu doğurur. Bozulan konuşma kişinin kendisini ifade etmesinin önünde engeldir. Kendisini yeterince ifade edemeyen insanın benlik algısı olumsuz olacaktır. Bu nedenle konuşma bozuklukları psikolojik gelişimin, sağlıklı kişilik gelişiminin engellerinden birisidir.

Konuşma bozukluğu tedavisinin amacı; kişinin sahip olması gereken cinsiyet özelliklerine ve yaşına uygun nitelikte sesleri kullanarak her türlü ortamda kendisini ifade edebilmesini ağlamaktır.

Konuşma bozukluklarında genel olarak etkili olan unsurlar:

  • 1-) Organik nedenler2-) Taklit
  • 3-) Direnç geliştirme (Çevreye tepki sonucu ortaya çıkan)
  • 4-) Uyaran eksikliği
  • 5-) Anne ve babanın hatalı tutumları
  • 6-) Çocuktan gerçekçi olmayan beklentiler
  • 7-) Kardeşlerin etkisi

 

SES VE KONUŞMANIN GELİŞİMİ

  • 1–3 ay İlk sesli harfler
  • 4.ay Duygu durumuna göre ağlama ve gülme
  • 4–7 ay Ego gelişimi / dış çevreyi algılama / duygusal sesli iletişim
  • 6–8 ay Tekrarlayan ses ve konsonantlar (mama, baba, dada)
  • 12–18 ay İlk sözcükler ve Tek sözcüklü cümle dönemi
  • 18. ay 10 kelime hazinesi
  • 18–24 ay 2 kelimelik cümleler
  • 24. ay 3 kelimelik cümleler
  • 32. ay /h/p/b/m/n/ dudak sesleri
  • 36. ay tüm sesliler/f /k/g/t/d/
  • 4 yaş akıcı, anlaşılır konuşma /y/
  • 6 yaş / r /, / l /
  • 7 yaş / ç /, / ş /, / j /
  • 8 yaş / s /, / z /, / v /, / c / sürtünmeli sesler

 

GECİKMİŞ KONUŞMA

  • Zihinsel yeti
  • Nörolojik gelişim
  • Psikolojik duygusal çatışma
  • İşitme kaybı
  • Aile ve çevre koşulları
  • Evde iki dil konuşulması
  • Pekiştirme döneminde çocukla ilgilenen kimsenin olmaması
  • Uyaran eksikliği
  • Konuşulan dilin kalitesiz oluşu

 

ARTİKÜLÂSYON BOZUKLUĞU

Artikülâsyon ses tellerinin havayla titreşimi sonucu sesin şekillendirilmesi ve anlamlı hece ve kelimelere dönüştürülmesidir.

  • Dudaklar
  • Yumuşak damak sert damak
  • Dişler
  • Dil sesin oluşumunda etkili yapılardır.
  • Bozulma, Değişme
  • Yer değiştirme
  • Eksiltme
  • Ekleme

Sık görülen artikülasyon bozukluğu çeşitlerindendir. Gelişimsel konuşma bozukluğu olan artikülasyon bozukluğunun ilköğretimin ilk yılı sonunda düzelmesi beklenir.

 

RİTİM BOZUKLUĞU (KEKEMELİK, HIZLI KONUŞMA)

Konuşma esnasında konuşmanın düzenli bir şekilde ilerlemesini bozan duraklama, bazı ses ve sözcükleri yineleme ya da bir heceyi uzatarak oluşan bir konuşma bozukluğudur.

Bununla birlikte kekemelik birincil ve ikincil olmak üzere ikiye ayrılır.

Birincil kekemelik dil ve konuşma gelişiminin ilk yıllarında ortaya çıkmaktadır (3–5 yaş). Her 100 çocuktan 4′ ünde erken dönem kekemelik belirtisi görülmektedir.

Kekemelik için gelişimsel bir konuşma bozukluğu diyebiliriz, çünkü kekemelik belirtileri büyük oranda dil ve konuşma gelişiminin başladığı yıllarda görülür.

En çok 2 – 5 yaş arasında görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 3 – 4 kat daha fazla görülmektedir. Şayet çocuk konuşma bozukluğu ile benliği arasında bir ilişki kurmamışsa bunu birincil kekemelik olarak adlandırırız.

Yabancıların bulunduğu kalabalık ortamlar, bir otorite konumundaki kişinin karşısında, telefona yanıt verirken, birinden bir şey isterken, beklenmedik bir durumla hazırlıksız bir şekilde karşılaşma gibi hallerde belirginleşmektedir.

3 – 5 yaş arasındaki çocukların çok çeşitli becerileri geliştirmesi gereken bir yaş olduğu için çocuklar zaten normal olarak tekrarlama yapmaktadır. Bu nedenle bu yaşlarda normal tekrarlamayla kekemeliği ayırt etmek zordur. Bu yüzden bu yaşlar arası normal tekrarlar kekemelik olarak değerlendirilmemelidir

Genellikle çocuklukta başlar. %75’i 3,5 yaşından önce. Erken dönem kekemeliğin zaman içerisinde çocuk tarafından kendiliğinden kontrol altına alınabildiği gözlenmiş ve bu tip konuşma sorunu olan çocuklardan %75’inin 5–6 yaş civarında kekemelikten kurtuldukları ortaya konmuştur.

  • Erken dönemde % 4
  • Bu % 4′ ün % 75′ i bu sorunu kendiliğinde aşabilmektedir
  • % 4 ‘ün % 25′ inde ise sorun ileri yaşlarda da devam etmektedir
  • Genel nüfusa göre sıklık % 1

Davranışçı terapi, nefes alıştırmaları, gevşeme teknikleri, konuşma terapisi ( konuşmanın yavaşlatılması, ses düzey kontrolü gibi ) yapılmalıdır. Tedavi aşamasında kaygının azalmasıyla kekemelikte ve kaçınma davranışlarında belirgin azalmalar gözlenmektedir.

Grup Eğitimi:

Grup Eğitiminde öğrenci sayısı 4, kekemelerde ise 4-8 arasında bir grup çalışması yapılmaktadır. Öğrenilen bilgilerin grup içinde pekiştirilmesi, ritim eğitimi, psiko-ritmik eğitim, bedensel ritmik eğitim çalışmaları yapılır. Bedensel devinim yanında, paylaşma, sırasını bekleme ve grup içinde rahat hareket etme, kendine güven gibi amaçlar gerçekleştirilir.

SONUÇ VE ÖNERİLER:

ANNE BABALAR NE YAPABİLİRLER

  • Çocuğunuzla konuşun ve konuşma gereksinimi yaratın
  • Konuşma girişimlerini destekleyin
  • Jest ve mimiklerle yapılan anlatımları görmezden gelin
  • Yatmadan önce öykü okuyun
  • Yanlış telaffuz pekiştirilmemeli
  • Kekemelikte paniğe kapılmayın. Gelişiminde normal bir dönem
  • Çocukla konuşurken yavaş ve anlaşılır konuşun
  • Konuşmasını tamamlamayın
  • Öğüt vermeyin, yavaş konuş, heyecanlanma v.b
  • Sabırlı olun
  • Uzmandan yardım alın

Duygular var oluşumuzun temelidir. Duygularımızı paylaştıkça varlığımızı hissederiz.

Konuşma ve Dil Terapisi Tedavisi konusunda profesyonel destek almak için 0212 466 10 50 veya Randevu Formu’nu kullanarak randevu alabilirsiniz. Randevu Formu İçin Tıklayınız

ÇOCUK PSİKOTERAPİSİ UZMANLARI

Uzm. Psikolog Ebru Kaplanoğlu AYSU

Çocuk ve Ergen Psikoloğu, Oyun & Aile Çocuk Terapisti Randevu Hattı 0212 466 1050   Ebru Kaplanoğlu AYSU - Uzman Klinik Psikolog 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans eğitimi sırasında Balıklı [...]

2017-01-06T12:11:23+03:00
Bizi Arayın